İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 22, 2013

Muhammed

1 Yorum

facebook-paylas

PayPal ile suratınız sayesinde de ödeme yapabileceksiniz



İnternetin en büyük markalarından biri haline gelen ve müşteri ile satıcı arasındaki güvenli ödemeyigerçekleştiren PayPal, yeni bir uygulamayı test ediyor. PayPal ile ödeme kabul eden herhangi bir mağazaya gittiğinizde, örneğin bir şeyler atıştırmak istediğinizde, akıllı cihazınızı kullanmanız yeterli olacak. Satıcı kontrole ihtiyaç duymadan, PayPal hesabının sizin olup, olmadığını fotoğrafınızı görerek ödemeyi onaylayabilecek. İsteğe bağlı olarak satıcının ekranında gözükecek olan isminiz sayesinde, müşteri ve mekan sahibi arasında kolayca iletişim sağlanmış olacak. Tüm bunlar için müşterinin bulunduğu lokasyında check-in yapması yeterli.

Devamını Oku...

ayrac

Cumartesi, Ağustos 17, 2013

Muhammed

Yorum Yok

facebook-paylas

Bu akıllı saatin 41 MP kamerası var

Akıllı saat pazarı henüz oldukça yeni. Ancak buna rağmen firmalar arasındaki rekabet üst seviyede. Teknoloji dünyasının önde gelen firmaları akıllı saat pazarına girmek için aralıksız olarak çalışmalarını sürdürüyor. Apple ve Samsung gibi teknoloji devleri akıllı saatleri için çalışadursun, İsviçreli Hyetis isimli firma ortalığı dağıtacak akıllı saat modelini duyurdu.
Crossbow isimli bu akıllı saat, uçuk  donanımı ile adından sıkça söz ettireceğe benziyor. 41 MP değerinde bir kameraya sahip olan Crossbow, bunun yanında zum özelliği olan bir lense, biyometrik sensöre, WiFi, NFC, Bluetooth ve GPS özelliklerine sahip.
Ayrıca cihazın güzel özelliklerinden biri de iOS, Android ve Windows Phone 8 cihazlarıyla bağlantı kurabiliyor olması. Bunun dışında cihaz diğer akıllı saatlerinde yapabildiği gibi analog ekranı üzerinden SMS ve e-postalargösterebiliyor.
Belirtilene göre 1.200 dolarlık fiyat etiketine sahip olacak cihazın sevkiyatına yakın zamanda başlanılacak.

Devamını Oku...

ayrac

Cuma, Ağustos 16, 2013

Muhammed

Yorum Yok

facebook-paylas

Hacker'ın çaldığını banka ödeyecek

Yargıtay, internet bankacılığı şifresi kırılıp hesabı boşaltılan müşterinin zararının banka tarafından karşılanmasına karar veren yerel mahkemenin hükmünü onadı. Emsal teşkil eden karar sonrası banka, hackerler tarafından hesaptan çekilen 11 bin 500 lirayı müşteriye ödedi. Adapazarı'nda yaşayan Y.Y.'nin bir bankada bulunan 3 ayrı hesabı, 5 yıl önce internet korsanları tarafından boşaltıldı. Korsanlar, ayrı hesaplarda bulunan 11 bin 500 lirayı 2 dakika içinde kendi hesaplarına geçirdi. Paralar, ilk olarak Giresun'un Görele ilçesindeki bir banka hesabına ardından da İstanbul Bostancı'daki bir başka hesaba aktarıldı ve aynı gün içinde çekildi. Y.Y. soygundan banka görevlilerinin kendisini aramasıyla haberdar oldu. 

Devamını Oku...

ayrac

Cuma, Ağustos 16, 2013

Muhammed

Yorum Yok

facebook-paylas

Çin'in "çakma" web siteleri

Çin’in çakma web siteleri

Birçok şeyin benzerinin farklı bir isimle yapıldığını ’de ya da  gibi popüler sitelerin de “çakmaları” varmış.

 denince birçok kişinin aklına 120 TL'lik Android işletim sistemli tabletya da bir harfi değiştirilmiş "çakma" ürünler geliyordu. Bazıları sağlık açısından sakıncalı olan bu ürünlerin en büyük özelliği de orjinallerinin yaklaşık %10'u fiyata olmasıydı. Ancak kimse Çin'in internetin en büyük web sitelerini kopyalayacağını önceden tahmin edememiştir diye düşünüyoruz.

Listede 'tan 'a kadar her gün milyonlarca kez kullanılan siteler bulunuyor. Açıkcası şu günlerde en güzel işlerden birisi Çin'de internet sitesi tasarlamaktır. Dünya çapında başarılı olduğu bir site alınır, İngilizce olan kelimeler Çince'leriyle değiştirilir, tasarımda birkaç ufak değişiklik yapılır ve 1.3 milyar insanın bulunduğu ülke için devreye sokulur. Ancak bu konuda Baidu'nun hakkınını yememek lazım. Yaptıkları pixel art şehir haritası son derece yaratıcı ve daha önce eşi benzeri görülmemiş bir haritaydı.





Çin'in
Çin'in
Çin'in

Çin'in


Devamını Oku...

ayrac

Cuma, Ağustos 16, 2013

Muhammed

Yorum Yok

facebook-paylas

Samsung Galaxy Gear Ne Zaman Çıkacak?

Samsung’un akıllı saati Galaxy Gear için iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Cihazın çıkış tarihine dair çok önemli söylentiler dolanıyor.
Akıllı saat alanındaki oyuna dahil olmak isteyen mobil devi Samsung, bu amaçla sır gibi sakladığı yeni modelinin yıl bitmeden tanıtabilir. Şu ana kadar hakkında çok kesin bilgilere ulaşamadığımız cihazın çıkış tarihinin çok yakın olduğu söyleniyor.
samsung_galaxy_gear_prototip_haber1
İddialara göre Samsung bu yeni akıllı saatini 4 Eylül’deki Unpacked Epsoide 2 etkinliği kapsamında IFA 2013 Berlin’de tanıtacak. Bilindiği üzere bu etkinlikte Galaxy Note 3’ün tanıtılacağı bilgisine daha önce ulaşmıştık.
SM-V700 kod adıyla satışa sunulacak olan cihazın özelliklerine dairse kesin bir bilgi bulunmuyor. Şu ana kadar ortaya çıkmış bir prototipin de bulunmayışı kafalarda soru işareti uyandırsa da Samsung büyüyü bozmamak adına cihazı sır gibi saklıyor da olabilir. Galaxy Gear’ın esnek ekran, kordon üzerinden dokunmatik kontroller gibi özelliklere sahip olması bekleniyor.

Devamını Oku...

ayrac

Pazar, Ağustos 11, 2013

Muhammed

1 Yorum

facebook-paylas

Bu adamlardaki kafa da, bizdeki saksı mı? (İnternete şekil veren isimler)


Bu resimdeki adamlar İnterneti şekillendiren, sanal dünyamıza hayat veren güzide kimselerden bazıları. Peki bu adamlara şu an sahip oldukları konum ve imkanları sağlayan, onları bizlerden farklı kılan şey nedir? Onların yapabildiği fakat bizim bir türlü beceremediğimiz, kitleler halinde peşlerinden sürüklenmemizi sağlayan, yazdıkları programlama dillerini öğrenmek için saatlerce göbek çatlatmamıza sebep olan şey nedir? Para mı? IQ seviyesi mi? Şans veya uzaylıların yardımı mı?
PHP’yi ele alalım mesela; her ne kadar bugün gruplar tarafından geliştiriliyor olsa da vakti zamanında Rasmus Lerdorf isimli tek bir amcanın oturup “ya bu html tek başına yetmiyor, şöyle kendimce bir dil geliştireyim de işim kolaylaşsın” fikri üzerine “Personal Home Page” ismiyle hayat bulmuş web tabanlı bir yazılım dili. Merak ediyorum da bu amca acaba o gün odasında tıkır tıkır bir bu mevzu üzerine uğraşırken ve eşinin “Rasmuus, kaynımlar geldi yemek yiycez hadi…” çağrılarına kulak asmazken, gün gelipte dünya çapındaki her 10 siteden en az 7′sinin bu dil kullanılarak tasarlanacağını hayal edebiliyor muydu…
En iyisi biz konunun en başına, 1989 yılına dönelim ve tüm bu mevzulara sebep olan esas oğlan kimmiş, ne yapmışta hal böyleyken böyle olmuş onu inceleyelim
Sir Tim Berners-Lee
Kendileri basitçe “dabılyu dabılyu dabılyu” kavramının mimarı. Yani World Wide Web, yani WWW. Sör Berners-Lee kafası feci biçimde çalışan bir bilgisayar profesörü. Her ne kadar o dönemler bilgiyi pek mattah biçimde sayamayan kompüterler üzerinde çalışmış olsa daHTML dili ile Web kavramını yine bu aletler vesilesiyle geliştirmiş ve zaten esas övgüyü de bu sayede hak etmiştir. Bu girişimin, bugün şu meşhur karadelik projesi ile ilgili körcahil edindiğimiz bilgilerin kaynağı olan CERN’de, 1989 yılında başladığı söylenmektedir.
Tim amcanın o zamanlar üzerinde çalıştığı sistemler şöyle görünüyordu:

Resime dikkatlice bakacak olursanız “info” isimli pencerede “Hypermedia Browser/Editor v1.0 Alpha Only” yazdığını görebilirsiniz. Evet, bu resim aslında insan hayatında çığır açacak olan yeni bir teknolojinin prototipini gösteriyor “alpha only”…
Netice itibariyle web, html ve internet kavramlarını hayranlıkla düşünüp “ulan var ya adamlar yapmış haa” dediğiniz her vakit, bu amcanın gülümseyen ifadesini gözünüzün önüne getirebilirsiniz, o “adam” işte bu adam. (O değil de yaşayan bir efsane kabul edilen, İngiltere Kraliçesi tarafından “Sir” ünvanına layık görülen biri hakkında böyle kıraathane ağzıyla bilgi kırıntıları veriyor olmaktan ben bile rahatsızlık duydum, kahrol emi üslup).
Rasmus Lerdorf
Rasmus Lerdorf yukarıda da kısaca değindiğimiz ve bu yazının var olmasına sebep olan esas kişi. Sizce de tipi, ifadesi Mythbusters’daki şu bıyıklı amcayı andırmıyor mu? Neyse konumuza dönecek olursak; bizim Rasmus bir gün oturmuş “Bu html iyi hoşta biraz tuzu biberi eksik gibi. Eş zamanlı çalışmak gibi yeteneklerinin olmayışı kullanıcı etkileşimli bir sistem kurulmasına müsade etmiyor. Ne yapsam da html’yi kullanarak ziyaretçinin de olaya dahil olabileceği dinamik bir sistem hazırlasam…” gibi bir düşünceylePHP dilini geliştirmiş. Başlarda yeni geliştirdiği bu dile Personal Home Page (Kişisel anasayfa) demişse de sonradan daha klas bir isimle, Hypertext Preprocessor (Üstün metin ön-işleyici) şekline hitap etmeyi uygun bulmuş. PHP’nin verilerin ziyaretçiler tarafından da işlenebilmesine olanak sağlayan yapısı, internet kavramına devrim getiren yeniliklerden biri olmuş, zira ziyaretçiler bu sayede sadece önlerine sunulanı yemekten kurtulup çorbaya kendi tuzlarını da ilave edebilir olmuşlar.
Rasmus amcayı pek kıskanmıyorum çünkü kafası ne kadar çalışıyor olsa da ürettiği teknoloji sayesinde paranın gözüne vurabildiğini sanmıyorum, şayet öyle olsaydı halen Yahoo’da altyapı mühendisi olarak çalışıyor olmazdı. Oysa Bill Gates gibi sineğin yağından faydalanmayı bilen birinin eline zamanında böyle bir teknoloji geçmiş olsaydı sanırım çok geçmeden paranın göbeğinden zeytin yemeyi bırakıp kapitalizmin peygamberi olduğunu ilan ederdi (ki bildiğim kadarıyla ASP (Active Server Pages) ile bu yapılmaya çalışılmıştı ama ASP konu ve tarihçesine tam anlamıyla vakıf olmadığım için yanlış bilgi vermiş olmak istemem)
Larry Page ve Sergey Brin
Bu iki adam internetin gördüğü görebileceği, gelmiş geçmiş en etkili web projesi olan Google’ın kurucuları. Haklarında çeşitli şehir efsaneleri dolaşır durur. Evet Google’ı üniversiteli iki kafadar olarak Stanford Üniversitesi’nde bir öğrenci projesi olarak hayata geçirdikleri doğru, yanlış olan bugün Dünyanın en değerli markası kabul edilen Google’ı “evlerinin garajında, hiç yoktan” var ettikleri bilgisi. İnsanlar çok büyük işlerin imkansızlıklar içerisinde başarıldığı düşüncesinden çok hoşlanıyor olsa da, Google projesi Üniversite sınırları dışına taşınmak istendiğinde konu bir işadamına izah edilmiş ve bu işadamı projeyi makul bularak bizim oğlanlara 100.000 (yüz bin) Dolarlık bir bağış/kredi yardımında bulunmuş. Ha tabi parayı aldıktan sonra bizim elemanlar şirket ofisini yine bir evin garajında kurmuşlar orası ayrı.
Google yayına başladığı ilk zamanlarda (1997-1998) şuna benziyordu:

Arşivlenen siteyi incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Google’ın bu hayal gücünü zorlayan, insan odaklı başarısının sırrı bir yerde “kazandığın para o an cebine girenle ölçülemez” gibi bir felsefeye dayanıyor. Kurucuları hakkında öğrendiğim ve beni zamanında büyük hayal kırıklığına uğratan şey ise ikisinin de Yahudi olduğunu öğrenmek oldu. Hayır ben bir Yahudi düşmanı değilim, sadece “bu dünyada Yahudi olmayanlar da çok büyük işler başarabiliyor, helal olsun lan size” gibi kıvançla sahip olduğum bir düşüncenin çökmüş olmasına üzülmüştüm. Kuruculardan Sergey Brin’in dünyanın en zengin 100 kişisinden biri olmasına rağmen hala kiralık bir dairede yaşayıp Toyota marka vasat bir otomobil kullandığını göz önünde bulundurunca “Yahudilermiş be, tüh..” ile ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız sanırım.
Google yeni yeni popüler olmaya başladığı dönemlerde, bir söyleşide “Bu Google sizin papucunuzu dama atacak gibi görünüyor…” sözü üzerine Bill Gates, “Bizim böyle cacık işlerle uğraşacak vaktimiz yok, arama motoru dediğin nedir ki istesek kralını yaparız, biz Maykrosoftuz ya…” demişti. Kendi gözlerimle şahit olduğum bu sözlerin üzerinden kaç sene geçtiğini bilmiyorum ama Microsoft envai çeşit girişimle hala Google’ın pazar payının onda birine sahip olmak için kıvranıp duruyor. Bunun en güzel örneklerinden biri de Bing. Belki projeye biraz daha zaman tanımak gerekiyordur bilemiyorum fakat bir kullanıcı olarak bana göre arama-sonuç ilişkisi tam anlamıyla bir fiyasko.
Netice itibariyle Google kurucularının kökenlerini bir tarafa bırakacak olursak; bugün eğer tarayıcının adres çubuğuna www ile başlayıp .com ile biten bir adres yazıldığında o siteye erişilebileceğini bilmeyen fakat yine de internette sörf yapmaktan geri kalmayan bir kullanıcısı kitlesi varsa, bu tamamen Google’ın bir maharetidir. Literatüre “Google it (Google amcaya sor)” gibi tabirler armağan etmek, reklam üstü bir yapıyla, yani her türlü basın-yayın organında “aman reklam olur” endişesi taşınmadan, kamuya mâl olmuş gibi isminin zikredilmesini sağlamak her babayiğidin harcı değildir.
Mark Zuckerberg
İnternet ve teknolojilerinde devrim yaratan kimselerden, mevcut teknolojiyi en verimli şekilde değerlendirip çuvalla para kazanan kimselere geçerken kendisinden bahsedeciğimiz ilk isim Mark Zuckerberg. Birileri çıkıp bana “Mark için tek bir cümle söyle” deseydi hiç düşünmeden “ben bu herifi döverim” derdim (şu tipe baksanıza). Her ne kadar elemanın ağzını burnunu dağıtabilecek fiziksel yeterliliğe sahip olsam da esas sebep hiç bir zaman onun eriştiği sefa mevkiisine yine onun izlediği yollar sayesinde erişemeyecek olmam. Yani ben interneti asla “karı kız tavlamak” maksatlı bir site kurmak için kullanıp, akabinde Facebook gibi garip bir isim verdiğim bu site vesilesiyle çok ama çok fena para kazanamayacağım. Aslında suratında yerli yersiz bir tebessüm ile hayatın anlamını çözmüşcesine boş gözlerle bakan bu eleman ile tek farkımız, onun ufak çaplı ülkelerin kral ve prensleriyle yat sefalarında gönül eğlendiriyor olması, yoksa hem yaşıtız hem de ikimizin de web sitesi var.
Facebook başlarda sadece Harvard Üniversitesi öğrencileri için kurulan bir sosyal platform, amiyane tabirle arkadaşlık sitesi. Daha sonra ne oluyorsa oluyor ve o güne kadar tutulan, kullanılan tüm sosyal siteleri ve mantıklarını tek bir kalemde silip atan, 7′den 70′e her kesimden insana hitap eden ve ne idüğü tam olarak anlaşılamamış, kategori dışı bir site haline geliyor. Bu yeni site sayesinde eski arkadaşlarınıza ulaşabiliyor, yeni arkadaşlar edinebiliyor, eşiniz, dostunuz hakkında anlık bilgilere ulaşabiliyor, çeşitli multimedya paylaşımlarından faydalanıp sitede dilediğinizce hoş vakit geçirebiliyorsunuz.
Facebook bir bakıma asosyal kimselerin özgüven duygusuna ihtiyaç duymadan ve oturdukları yerden çeşitli etkileşimlerde bulunup, sosyallik ihtiyacını sanal bir ortamda da olsa tatmin edebilmelerine olanak sağlıyor, bana göre Facebook’un büyük başarısın sırlarından bir tanesi de bu.
Matt Mullenweg
Aslında bu eleman bunca divanın arasında ismi zikredilecek türden biri değil. Bunun geçmişte dile getirdiğim bir röportaj teklifini yanıtsız bırakmış olmasıyla alakası yok tabi. Daha çok sadece blog dünyasını ve vesilesiyle blog okurlarını ilgilendiren bir isim olduğu için böyle söylüyorum. Kendisi WordPress isimli, Egonomik’in de altyapısını oluşturan dünyaca ünlü blog yazılımının yapımcısı. Onu bu listeye dahil eden şey Facebook’un sahibi kadar çok para kazanıyor olması veya yeni bir programlama dili geliştirmiş olmasıyla alakalı değil, o internette fark yaratan özgün bir projeye genç yaşta imza atarak kitleleri arkasından sürüklemesi sayesinde burda.
Her ne kadar bu amcayı da en az Mark kadar kıskanıyor olsam da, en azından zatına karşı fiziksel şiddet içeren duygular beslemiyorum. Aksine kocaman bir “helal olsun” u hak ediyor çünkü kendisi büyük yatırımlara girişmeden, sıfırdan kaynak üretmek yerine var olan kaynakları en verimli biçimde kullanarak başarıya ulaşılabileceğinin bir kanıtı. Yılda ne kadar kazandığını bilmiyorum fakat internet ile ilgili konferans ve aktivitelerin aranan isimlerinden biri olduğunu söyleyebilirim. Ama yok döverim ben bunu da…
Sonuç olarak bu vatandaşları bazı noktalarda bizden farklı kılan şey ister şans olsun ister IQ seviyesi (ki buna asla ihtimal vermiyorum, hadi Sör veya Rasmus neyse de Mark’ın IQ’sunun benden yüksek olabileceği ihtimali bile intahar sebebimdir) fark etmiş olabileceğiniz üzere hepsi sadece “insan“. Evet, senin benim gibi insan (belki daha çok benim gibi ama sonuçta insan). Tamam, zaman ve imkanlara göre bir çok değişken faktörün olaya katkısı vardır ancak bana kalırsa bu adamlarla aramızdaki en önemli fark onların başarabileceklerine olan inançları. Kim ne derse desin adamlar çocukluktan yetişkinliğe kadar “i can do it… you can do it (yaparım ben… yaparsın sen, aslansın kaplansın sen)” gibi bir motivasyonla yetişiyorlar, bizim duymaya alışık olduklarımız ise daha çok “boş işler bunlar ciğerim, bırak allansen, nası yapacan ki?…” gibi.
Kaynak: Egonomik.com

Devamını Oku...

ayrac

Cumartesi, Ağustos 10, 2013

Muhammed

1 Yorum

facebook-paylas

Instagram’ın, iOS ve Android sürümleri “yeniliklerle” güncellendi

Facebook‘un popüler fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram’ın iOS ve Android’e ait uygulamasına güncelleme geldi. Kısa süre önce getirdiği “video paylaşım” yeniliği ile daha fazla sükse yakalayan uygulama, yeni güncellemesi ile beraberinde yepyeni özelliklere kavuşmuş durumda. iOS için gelen yeniliklerden bir tanesi; videolardaki “çarpıklıkların” giderilmesinin kolaylaştırılması ile. Bundan sonra “düzeltme modu” sayesinde çekmiş olduğunuz 15 saniyelik videoları, düzeltme modu vasıtası ile kolayca minimize edebileceksiniz. Ayrıca bunun yanı sıra, kütüphanenizde yer alan videoları da “15 saniyeye kısalttığınız takdirde” paylaşabilme olanağına sahipsiniz. Ek olarak Android’in eski sürümü olan Ice Cream Sandwich kullanıcıları da bundan böyle Instagram’ın “15 saniyelik video çekme” özelliğini kullanabilecekler.

Instagram’ı İndirin

Devamını Oku...

ayrac

Pazartesi, Temmuz 29, 2013

Muhammed

3 Yorum

facebook-paylas

Ekşi Sözlük ve İnci Sözlük hacklendi.

İslam dini ve Hazreti Muhammed hakkında hakaret içerikli yorumları yayınladığı için tepki toplayan İnci Sözlük ve Ekşi Sözlük sitelerine hacker saldırısı düzenlendi.

4 SİTE BİRDEN HACKLENDİ

Günün ilerleyen saatlerinde Ekşi ve İnci'den sonra hacklenen site sayısı da arttı. Sırasıyla Uludağ Sözlük ve Halk TV'nin web sitesi de hacklenen siteler arasında yerini aldı.

EKŞİ VE İNCİ HACK'LENDİ

Saldırı sonrası sitenin ana sayfasına bir giriş yazısı bırakılırken, "küfür" ifadelerinin olmaması dikkat çekti. Sitenin girişinde site sahibi ve kullanıcılara mesaj bırakılırken "Site sahibi arkadaşa dostça tavsiye: Ne olursan ol bu yazılanların önüne geçmek elinde iken sessiz kalma, ölmedik sadece uzaktayız" ifadeleri kullanıldı.
İşte iki sözlüğün hacklendikten sonraki görüntüsü;

İŞTE O MESAJ

"Hoşgörü: Başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanma demektir. "
"Hz. Muhammed adına açılan ve hakaret içeren mesajlarınızı unutmadık. Utanmazmısınız ki bizim adını bile ağzımıza alırken haya ettiğimiz o peygambere hakaret etmeye. İçinizde küfrü fazlası ile hak etmiş olanlar olmasına rağmen küfür etmeyeceğim çünkü ben sizin o hakaret ettiğiniz peygamberin bize bildirdiği Allah'tan korkarım. Site sahibi arkadaşa dostça tavsiye: Ne olursan ol bu yazılanların önüne geçmek elinde iken sessiz kalma, ölmedik sadece uzaktayız"

Devamını Oku...

ayrac

Pazar, Haziran 23, 2013

Muhammed

36 Yorum

facebook-paylas

Websiteniz Tarayıcılardan Nasıl Görünüyor?


Sitenizi farklı tarayıcıların farklı sürümlerinden nasıl göründüğünü merak ediyorsanız o zaman doğru yerdesiniz..Yeni bir tema satın aldınız veya kendi temanızı kendiniz yapıyorsanız farklı tarayıcılardan mutlaka görmek istersiniz.
Sizlere önereceğim site ile bu işlemleri kolaylıkla yapabileceksiniz.
http://www.browserstack.com

Butona tıklayın ve 5-10 sn bekleyin sonrasında tarayıcı görünümüne ulaşabilirsiniz.

Siteye girdikten sonra 10-15 saniyelik bir kayıt süreci var.Aktivasyon gerektirmeden işlemleri yapabilirsiniz.


Devamını Oku...

ayrac

Cumartesi, Mayıs 25, 2013

Muhammed

4 Yorum

facebook-paylas

Tarayıcı Anasayfası Değiştirme Programı

Anasayfa Değiştirme isimli proğram ile tarayıcınızın anasayfasını sizden izinsiz ve habersiz değiştiren o casus programlara son verebilirsiniz.
Günümüzde hızla artış gösteren casus yazılımlar tarayıcı anasayfamızı otomatik olarak bizden habersiz değiştirmekte, bunun farkına varıp tarayıcı ayarlarından anasayfayı değiştirsek bile yine casus yazılımın sunfuğu anasayfa karşımız çıkıyor, bu durumda ya tarayıcıyı kaldırmamız gerekiyor tüm kalıntılarıyla birlikte, yada internette çözüm yollarına başvurmayı deniyoruz. Ama Tamindir ekibi sağ olsun bizlere bu konuda yardımcı olacak bir program hazırlamışlar.
Google Chrome, İnternet Explorer ve Firefox’ta çalışırlığı test edilmiş olan bu program ile tek tıkla tarayıcı anasayfanızı, Google, Yandex, Bing veya Homepage olarak ayarlayablirsiniz.

Devamını Oku...

ayrac